top of page

Yapay Zeka ve Sağlık Turizmi İletişimi

  • Yazarın fotoğrafı: Yiğit Karakış
    Yiğit Karakış
  • 29 Ara 2025
  • 5 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 11 Oca

Yapay Zekâ Sağlık Turizmi İçin Ne İfade Ediyor?

ChatGPT’nin herkesi şaşırtan yapay zekâ yetkinlikleri, bu alanı tarihin en fazla yatırım alan sektörlerinden biri haline getirdi. Dünya genelinde yapay zekâya yönelik artan ilgi, yalnızca teknoloji şirketlerini değil; reklam ajansları, medya planlama şirketleri, PR ve iletişim hizmeti sunan tüm yapıları da doğrudan etkiliyor.

Metin üretiminden beyin fırtınasına, görselden video üretimine kadar uzanan geniş bir yelpazede yapay zekâ araçları aktif olarak kullanılmaya başlandı. Reklam, tanıtım ve medya hizmetlerinin en yoğun kullanıldığı sektörlerden biri olan sağlık turizmi de bu dönüşüme uyum sağlamaya çalışıyor.

Peki yapay zekâ sağlık turizmi açısından ne ifade ediyor?Ve bu teknolojinin sektöre en büyük katkısı hangi alanlarda olacak?


Sağlık turizminde yapay zeka kullanımı

1. İçerik Üretimi

Yapay zekâ araçları bugün görsel ve video içerik üretiminde yaygın biçimde kullanılıyor. Biz de MediClick web sitesinde yer alan görsellerin önemli bir kısmını yapay zekâ desteğiyle üretiyoruz. Aynı yaklaşım sosyal medya iletişiminde de sıkça tercih ediliyor.

Ancak yapay zekâ ile görsel veya video üretmek, otomatik olarak kaliteli içerik üretildiği anlamına gelmiyor. Yaratıcılık unsuru burada hâlâ belirleyici. Amaç, yalnızca stok görsellerin yerine telifsiz içerik üretmek değil; bir fikri, mesajı ve duyguyu en doğru kompozisyonla anlatabilmek olmalı.

Aksi halde yapay zekâ ile üretilmiş; birbiriyle tutarsız, kimliksiz ve bağlamdan kopuk görseller markaya değer katmak yerine marka algısına zarar verebilir. Tıpkı bir yarış arabasının, ancak deneyimli bir pilotun elinde gerçek performansını gösterebilmesi gibi; yapay zekâ da iletişim tecrübesi olan, görsel becerileri gelişmiş ve kompozisyon kurma yeteneğine sahip kreatiflerin elinde gerçek değerini bulur.

2. Medya Optimizasyonu

A/B testleri uzun süredir dijital deneyim tasarımının temel yöntemlerinden biri. Ancak yapay zekânın devreye girmesiyle bu yaklaşım klasik anlamını büyük ölçüde yitirmeye başladı. A/B testi, en basit haliyle iki alternatifin (A ve B) test edilmesini ifade eder. Geçmişte varyasyon üretimi ciddi bir emek gerektirdiği için iki seçenek üretip kullanıcı davranışını ölçmek yeterince sofistike bir yöntem olarak kabul ediliyordu.

Bugün ise yapay zekâ araçları sayesinde aynı anda yüzlerce hatta binlerce alternatif üretmek ve test etmek mümkün. Alternatif üretmenin bu kadar kolaylaşması, A/B kavramını bile yetersiz hale getiriyor.

Yapay zekâ, gereğinden fazla varyasyon üretebilir; ancak bu varyasyonlar arasından elde edilen küçük performans artışları bile, toplam kampanya etkisini ciddi biçimde yükseltebilir. E-ticaret siteleri üzerinde yapılan deneyler, yapay zekâ destekli içerik ve medya optimizasyonunun bazı markaları zarar noktasından kârlılık seviyesine taşıyabildiğini gösteriyor.

Medya optimizasyon araçları; kampanyanın doğru hedef kitleyle eşleşmesi, daha verimli zaman dilimlerinde yayınlanması, CPC ve CPM değerlerinin optimize edilmesi, mecra bazlı içerik uyarlamaları gibi pek çok alanda reklam verimliliğini artırıyor. Sağlık turizmi gibi bütçelerin yüksek, karar süreçlerinin hassas olduğu bir sektörde bu fark daha da belirgin hale geliyor.


3. Chatbot ve Asistan Hizmetleri

ChatGPT benzeri yapay zekâ araçları web sitelerine entegre edilerek kullanıcılara hızlı ve kesintisiz yanıt vermek üzere yapılandırılabiliyor. Oluşturulan veri havuzları sayesinde kullanıcılar, sayfalar arasında kaybolmak yerine ihtiyaç duydukları bilgilere bir chatbot aracılığıyla çok daha hızlı ulaşabiliyor.

Ancak sağlık turizmi, diğer satın alma süreçlerinden temelde farklıdır. Estetik, cerrahi ya da medikal bir karar söz konusu olduğunda, chatbot’ların yarattığı suni iletişim hissi bazı kullanıcıları yakınlaştırmak yerine uzaklaştırabilir. Çünkü hastalar nihai aşamada güvenebilecekleri bir doktora veya sağlık uzmanına ulaşmayı hedefler.

Bu nedenle chatbot kullanımında kritik nokta, süreci yapay zekâ ile tamamen kapatmak değil; yapay zekâyı doğru noktada devreye alarak insan temasını güçlendirmektir. Chatbot’ların hasta üzerindeki duygusal etkisi doğru yönetilmediğinde, verim artışı yerine güven kaybı riski doğabilir.


4. CRM Otomasyonu

Yapay zekâ, geçmişte manuel olarak yürütülen birçok CRM sürecini otomatik hale getiriyor. E-bülten gönderimleri, push notification’lar, SMS kampanyaları, kişiye özel teklif tanımları, anket yönetimi gibi pek çok süreç artık yapay zekâ destekli ajanlar tarafından yönetilebiliyor.

Belirli kurallar çerçevesinde çalışan bu sistemler, geçmişte kalabalık ekipler gerektiren operasyonları çok daha az insan kaynağıyla yürütmeyi mümkün kılıyor. Özellikle sağlık turizminde, farklı ülkelerden gelen yüksek hacimli hasta taleplerini yönetmek açısından CRM otomasyonu ciddi bir operasyonel avantaj sağlıyor.


5. Deneyim Ölçümü

Deneyim ölçümü, doğru bir hasta yolculuğu tasarlamak için vazgeçilmez bir alan. Ancak yapay zekânın bu alandaki potansiyeli henüz yeterince kullanılmıyor.

Deneyim ölçümü temel olarak; hastaların tüm temas noktalarından büyük veri setlerinin toplanması ve bu verilerin anlamlı aksiyonlara dönüştürülmesi sürecidir. Yapay zekâ, bu verileri işleyerek temas noktalarındaki sorunları tespit edebilir, makro ve mikro ölçekte içgörüler üretebilir.

Aslında insanın Analytics gibi araçlarla yaptığı analizleri, çok daha geniş veri setleriyle ve eksiksiz biçimde gerçekleştirir. Deneyim bu ölçümler doğrultusunda geliştirildiğinde, yalnızca hasta memnuniyeti değil; tüm operasyonun verimliliği de artar.


6. Kişiselleştirme

Kişiselleştirme, özellikle e-ticaret dünyasında on yılı aşkın süredir kullanılan bir yaklaşım. İlk örnekleri ürün tavsiye motorları olarak ortaya çıkan bu sistemler, zamanla kişiye özel arayüzler sunabilecek kadar gelişti.

Yapay zekânın ilerlemesiyle birlikte kişiselleştirme, sağlık turizmi iletişimi açısından da kritik bir hale geldi. Henüz Türkiye’de sağlık turizmi iletişimi bu araçları tam anlamıyla kullanacak kadar kurumsallaşmış olmasa da, kişiselleştirme önümüzdeki dönemde verimliliği en çok artıracak alanlardan biri olacak.

Reklam platformları, siteyi ziyaret eden kullanıcıya dair pek çok sinyali önceden analiz edebilir. Örneğin bir kullanıcının estetik cerrahi mi yoksa diş tedavisi mi aradığı, siteyi ziyaret etmeden önce bile büyük ölçüde tahmin edilebilir. Yapay zekâ destekli kişiselleştirme sistemleri, anasayfa düzenini kullanıcının ilgi alanına göre şekillendirebilir.

Bu neden önemlidir? Çünkü kullanıcı aradığı içeriğe ne kadar hızlı ulaşırsa, deneyimi o kadar iyileşir ve ara aşamalarda kaybolma riski azalır.

Kişiselleştirme aynı zamanda kültürel farklılıklara göre de uygulanabilir. Avrupa’dan gelen hastalar ile Arap coğrafyasından gelen hastalar arasında iletişim dili ve beklentiler ciddi biçimde farklıdır. Çoğu sistem bu ihtiyacı yalnızca dil seçeneği ekleyerek çözmeye çalışır. Oysa yapay zekâ destekli kişiselleştirme, kullanıcının dili ve coğrafi konumunu algılayarak, kültürel bağlama uygun mesajlarla çok daha zengin bir deneyim sunabilir.

Kişiselleştirme şu alanların tamamına uygulanabilir:

  • Dil

  • Ana görseller (key visuals)

  • Arayüz tasarımı

  • Hasta görselleri

  • Doktor görselleri

  • Operasyon görselleri (bazı görüntüler farklı kültürlerde rahatsız edici algılanabilir)

  • Hasta yorumları (testimonials)

  • Hizmet paketleri


7. İç İletişim

Yapay zekâ yalnızca müşteri tarafında değil, şirket içi operasyonlarda da önemli bir rol oynar. Chatbot benzeri yapay zekâ araçları; raporlama, sunum hazırlama, veri seti çıkarma gibi iç iletişim süreçlerinde aktif olarak kullanılabilir.

Özellikle büyük veri havuzlarına sahip organizasyonlarda, anlamlı veri setleri üretmek ciddi zaman alır. Yapay zekâ, bu verileri analiz ederek ihtiyaç duyulan bilgileri veya görselleri saniyeler içinde sunabilir.


8. SEO

SEO kalitesi yalnızca bir web sitesinin doğru indekslenmesini ve arama sonuçlarında üst sıralarda yer almasını sağlamaz. Aynı zamanda sitenin dijital platformlardaki reklam performansını da doğrudan etkiler.

Teknik olarak doğru inşa edilmiş, SEO altyapısı güçlü sitelerde erişim başına maliyetler daha düşüktür. Bunun tersine, altyapısal eksikleri olan siteler Google gibi reklam platformları tarafından dolaylı olarak cezalandırılır ve aynı erişim için daha yüksek reklam bedelleri ödemek zorunda kalır.

Yapay zekâ destekli SEO araçları, bu altyapının kurulmasında markalara ve ajanslara önemli ölçüde rehberlik eder. Ahrefs gibi analiz araçları sitenin teknik ve içeriksel durumunu detaylı biçimde inceleyerek yapılması gerekenleri net bir yol haritası halinde sunar. Surfer ve NeuronWriter gibi araçlar ise sitenin arama niyetine uygun, dengeli ve doğal içeriklerle beslenmesine yardımcı olur.

Ancak altyapı ne kadar güçlü olursa olsun, SEO artık tek başına yeterli değildir. Google algoritmaları bugün yalnızca sitenin teknik olgunluğunu değil, markanın dijital ayak izini de ölçer. Yani Google, bir sitenin insanlar için ne ifade ettiğini anlamaya çalışır.

Site trafiği, sayfalarda geçirilen süre, kullanıcı etkileşimleri, markanın dijital mecralardaki görünürlüğü, itibarlı kaynaklarda yer alıp almaması gibi pek çok sinyal birlikte değerlendirilir. Zaman içinde bu kriterler, klasik SEO çalışmalarından bile daha belirleyici hale gelmiştir.

Hatta öyle ki, güçlü bir bilinirliğe ve itibara sahip markalar yoğun bir SEO çalışması yapmasalar bile arama sonuçlarında üst sıralarda yer alabilir. Bu nedenle SEO’dan gerçek anlamda fayda sağlamak isteyen markaların, teknik optimizasyonun yanı sıra itibar yönetimine ve içerik kalitesine de yatırım yapması gerekir.



 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
Sağlık turizmi sektörünü bizimle takip edin!

MEDICLICK MEDICAL COMMUNICATIONS

Sağlık Turizmi Reklam Ajansı

© 2025 Mediclick. Bu web sitesindeki tüm içerik, tasarımlar, metinler ve görseller Mediclick'in fikri mülkiyetindedir. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz veya kullanılamaz.

bottom of page